Anketler

Hizmelerimizden Memnun musunuz ?
 

Kimler Çevrimiçi

Şuanda 26 konuk çevrimiçi

 
 
FireBoard
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi
Lütfen Giriş ya da Kayıt.    Kayıp Parola?
Bıldırcın Yetiştiriciliği (1 inceleyen) (1) Ziyaretçi
EN ALT Cevapla Beğenilen: 0
BAŞLIK: Bıldırcın Yetiştiriciliği
#58
admin (Yönetici)
Yönetici
Gönderiler: 121
graph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Bıldırcın Yetiştiriciliği 2 Yıl, 8 Ay önce Karma: 0  
KULUÇKA
Evcil bıldırcınlar tabii kuluçka içgüdülerini kaybetmişlerdir. Evcil bıldırcınların üretilebilmesi için suni kuluçka yolu kullanılmalıdır. Bıldırcın yumurtalarının kuluçka süresi yaklaşık 17-18 gündür. Kuluçka şartları konusunda bilgi veren birçok araştırıcı birbirinden az çok farklı ısı ve nem değerleri bildirmişlerdir. Bu konuda elde edilen bilgiler Tablo 1 de özetlenmiştir. Döllü yumurtalar günde 2-3 defa toplanmalı yumurtaların ısısının oda ısısına düşmesi sağlandıktan sonra 55 °F veya 10-13 °C de ve % 70 nemli ortamda depolanmalıdır. Depolama ısısı 4 °C nin altına ve 24 °C nin üstüne çıkmamalıdır. Kuluçkaya konan yumurtaların depoda bekledikleri her 1 gün için çıkış gücünde % 3’lük düşüş tespit edilmiştir . Kuluçkanın 5-8. gününde yumurtaların ışığa tutularak muayene edilmesiyle dölsüz yumurtalar ile embriyo ölümleri belirlenebilir. Kuluçka öncesi embriyonik ölümler 3 haftalık depolama süresini aşan hallerde belirgin şekilde artmaktadır
Suksupath ve Tanpipat bıldırcın yumurtalarını kuluçkaya koymadan önce toprak kavanozlarda (27.6-28.4 °C), soğuk odada (15.4-16.0 °C) ve normal oda sıcaklığında (29.0-30.5 °C) tuttukları çalışmalarında en iyi kuluçka randımanının soğuk odada tutulan yumurtalarda elde edildiğini, toprak kaplarda 5-8 gün tutulan yumurtaların normal oda sıcaklığında aynı süre tutulan yumurtalarda daha yüksek randıman verdiğini ve her üç depolama şeklinde de sürenin uzamasıyla randımanın düştüğünü tespit etmişlerdir.
Kuluçkanın 7. gününde folliküllerden gözle görülebilir tüyler çıkar. 14. günde yumurta sarısı tamamen tükenir. Bıldırcın embriyosunda ölümler 1-2. günlerde ve ilk tüylenme dönemlerinde olmaktadır. Bu özellikleriyle de tavuklara ve özellikle hindilere benzemektedirler.
Kuluçkaya konduktan 380 saat kadar sonra çıkışlar başlar ve yaklaşık 10 saatte civcivler çıkar. Çıkan civcivlerin kurumasını sağlamak amacıyla civcivler en az 5 saat makinada bırakılmalıdır. İlk ve son civcivin çıkışı kısa bir süre içinde gerçekleşir. Kuluçka şartlarındaki aksaklıklar kuluçka süresinin uzamasına ve civciv çıkışının bazan 2-3 gün sürmesine neden olur. Kaliforniya Üniversitesinde yapılan bir çalışmada , kuluçka süresi 393.6 q 1.2 saat olarak belirlenmiştir. 700 yumurta kullanılarak yapılan bir çalışmada ağırlığı ortalamanın altında olan, uzunluk ve genişliği uç değerlere sahip yumurtaların kuluçka randımanın düşük olduğu tespit edilmiştir .
Bıldırcın yumurtalarında döllülük konusunda çalışan Sittmann ve Abplanalp erkeklerin dişilerden ayrılmasından 11 gün sonra fertil yumurta elde edilebildiğini, ortalama fertilite süresinin 6.3 gün olduğunu ve ilk çiftleşmeden ortalama 3.5 gün sonra fertil yumurta alınabildiğini bildirmişlerdir.
Insko ve ark. kuluçkalık yumurtalar üzerinde yaptıkları çalışmada; yumurta veriminin 1. ve 8. ayında topladıkları yumurtaları yaklaşık 14 °C lik ısıda depolamışlar, 14 gün boyunca 2 saatte bir kere döndüren, 37.5 °C lik kuru ısı ve % 61 relatif nem de çalışan kuluçka makinası kullanmışlardır. 14. günde transfer edilen yumurtalardan çıkış gerçekleştikten sonra sağlam yumurtalar açılarak kırık yumurta ve fertilite kontrolü yapılmıştır. Denemede elde edilen yumurtalar ağırlıklarına göre gruplandırılarak incelenmiştir
Kuluçka makinasında olabilecek elektrik kesintileri ve kapısının açık kalması gibi durumlarda ne gibi sonuçlar elde edilebileceği konusunda yapılan bir çalışmada elde edilen bulgular Tablo 4 de verilmiştir. Bu çalışmada 4 değişik uygulama söz konusudur; Kontrol, kapı kapalı günlük 8 saat kesinti, kapı kapalı günlük 12 saat kesinti ve kapı günde 12 saat açık.
Gerek ebeveyn ve gerekse yavru kanyakınlığının kuluçka verimini etkilediği bilinmektedir. Sittmann ve ark. % 50 kanyakınlığı olan civcivlerin kuluçka çıkış oranının kontrole nazaran 46 puan daha düşük olduğunu, ebeveyn ve yavru kanyakınlığının her % 10 artışında kuluçkadan çıkış oranının sırasıyla % 3 ve % 7 düştüğünü tespit etmişlerdir. Ayrıca kanyakınlığının kuluçkalık yumurtaların depolanması üzerine etkisini ortaya koymak amacıyla yaptıkları incelemede, fazladan 1 hafta daha (8.-14. günler arası) 13 °C de bekletmenin kontrol grubu yumurtaları etkilemediğini, kanyakınlığı bulunan embriyoların çıkış gücünü önemli miktarda düşürdüğünü bildirmişlerdir. İlk 5 haftalık yaşa kadar ki ölüm oranının ebeveyn ve yavru kanyakınlığının her % 10 luk artışında sırasıyla % 2 ve 4 arttığını, 5-16. haftalar arasında erkek ve dişilerdeki yaşama gücünün ise % 0.8 ve 1.9 azaldığını, kanyakınlığının dişilerde seksüel olgunluğun gecikmesine ve infertilitenin artmasına neden olduğunu, kanyakınlığının her % 10 luk artışında fertilitenin % 11 düştüğünü ve kuluçkaya 0.4 daha az yumurta konulmasına neden olduğunu, ayrıca yumurta veriminin 1.5 yumurta ve yumurta ağırlığının yaklaşık 0.2 gram düştüğünü
BESLEME
Japon bıldırcınlarıyla çalışan araştırıcılar genellikle % 25-29.4 ham protein içeren hindi başlangıç yemi kullanmışlardır. Howes % 23 protein ve 2090 kcal verim enerjisi içeren mısır ve soya küspesine dayalı rasyonu kullanmıştır. 9 haftalık bıldırcınlarda, % 18-36 arasında protein içeren rasyonların verildiği gruplar arasında önemli bir farklılık bulamamıştır. Enerjinin 2530 kcal/kg ı aştığı durumlarda ölümlerin arttığını ve bunun rasyondaki yüksek orandaki yağın değerlendirilmesindeki yetersizlikten kaynaklandığını belirtmiştir. Metionin ilavesi yumurta verimini arttırmış, glisin ve lizin ise etkili olmamıştır. Protein oranı % 16 ve 20 olan rasyonlarla beslenen bıldırcınların canlı ağırlıkları % 24 proteinle beslenen bıldırcınlardan daha hafif bulunmuştur. % 20 oranındaki protein oranı yumurta verimini biraz geciktirmiş, % 16 protein ise durdurmuştur. % 16 proteinli rasyona metionin, glisin ve lizin ilavesi yumurta verimini artırmıştır. Weber ve Reid 5 haftalık bıldırcınların protein ihtiyaçlarını belirlemek amacıyla yaptıkları çalışmada, 5 birimlik artışlarla % 13 den % 35 e kadar değişen rasyonları kullanmışlar ve % 24 proteinli rasyonun ihtiyacı karşıladığını tespit etmişlerdir. En iyi protein birikimi, yemden yararlanma ve canlı ağırlık artışının enerji/protein oranının 36-38 olduğu rasyonla sağlandığını bildirmişlerdir.
Sefton ve Siegel bıldırcın civcivlerine % 28 proteinli başlangıç rasyonu, yetişkinlere % 26 proteinli damızlık rasyonu vermişler, Havenstein ve ark. (24) bıldırcın civcivlerine ilk 6 haftada % 29.4 protein içeren hindi başlangıç yemi, daha sonra % 2.25 Ca ve % 0.43 P içeren hindi damızlık yemi kullanmışlardır.
Marks (45) 17 generasyon boyunca % 28 proteinli tam rasyon (TAR) ve 19 generasyon % 47 proteinli 2351 kcal/kg ME ve % 9 proteinli 3332 kcal/kg ME li tercihli rasyon (TER) vererek hafif (H) ve ağır (A) canlı ağırlık (4. hafta) yönünden selekte ettiği bıldırcın hatlarının büyüme ve yemden yararlanma özelliklerini 8 haftalık yaşa kadar incelemiştir.
Rasyonun enerji düzeyi (3200 ve 3000 kcal ME) ve yem formunun (toz ve pelet) incelendiği bir çalışmada (5) 7200 civciv kullanılmış; pelet ile beslemenin yem ve enerji tüketimini azalttığı, yemden yararlanmayı iyileştirdiği ve canlı ağırlık artışını etkilemediği, yüksek enerjili rasyonla beslemenin yem tüketimini azalttığı, yemden yararlanmayı iyileştirdiği ve enerji tüketimini etkilemediği belirlenmiştir. Sonuç olarak, bıldırcınların enerji düzeyine göre yem tüketimini ayarladıkları bildirilmiştir.
Nelson ve ark. (52) % 25 protein içeren rasyonu temel alarak bıldırcınların kalsiyum ve fosfor ihtiyaçlarını belirlemeye çalışmışlardır. % 1.0, 1.5 ve 2.0 oranında kalsiyum içeren rasyonlarla beslenen bıldırcınların 8. haftadan sonra yumurta verimlerinin düştüğünü, % 90 yumurta veriminin 13-21. haftalarda % 2.5 ve 3.0 kalsiyum içeren rasyonlarla sağlandığını bildirmişlerdir.
BAKIM
Kuluçkadan çıkan civcivlere önce % 2-5 oranında şeker içeren su verilmelidir. Şekerli su verildikten yaklaşık 3-4 saat sonra yemleri verilebilir. Civcivlere yemin su ile birlikte verilmesi durumunda, sindirim kanalının boşalması gerçekleşmeyecek ve ilk birkaç gün civciv ölümleri artacaktır. Civcivlerin, hayatlarının ilk birkaç gününde sulukların içine düşmelerini önlemek amacıyla çakıl taşı veya tel örgü kullanılmalıdır. Civcivler ilk üç hafta taban teli genişliği 0.5 cm} olan kafeslerde yetiştirilir. İlk üç hafta devamlı ışık verildikten sonra günlük 14-18 saat ışık uygulanır
Bıldırcın civcivleri için oda sıcaklığı 27-29 °C, civciv seviyesindeki ısı ise 35-37 °C arasında olmalıdır (59). Bu sıcaklığın sağlanabilmesi amacıyla soba veya infra-red lambalar kullanılabilir. Fakat en uygun olanı civcivlerin rahat olmasını sağlayacak ısının hayvanların hareketlerine bakarak belirlenmesidir. Özellikle düşük ısıdan sakınmalıdır. Üşüyen bıldırcın civcivleri birbirlerine sokularak hatta üst üste yığılarak ısınmaya çalışırlar. İlk birkaç gün içindeki ölümlerin çoğunluğunun sebebi ısı düşüklüğüne bağlı sıkışmalar ve ezilmelerdir. Yine hayvanların hareketlerine bağlı olarak her hafta sıcaklık 2-2.8 °C azaltılabilir. Her hafta ısı azaltılarak 5-6. haftalarda en iyi yumurta veriminin sağlandığı 21-22 °C civarına ulaşılır (15, 24). Her ne kadar bıldırcınların iyice büyüyünceye kadar ısıya duyarlı oldukları söylenirse de Freeman (22) kritik çevre sıcaklığının 1. haftada 35 °C, 2. haftada 31 °C ve 3. haftada 23 °C olduğunu göstermiştir. Zamanla çevre sıcaklığı 5. haftada fert olarak barındırılan bıldırcınlarda 19 °C nin altına düşürülmüştür. Sefton ve Siegel (59) 5. haftada en düşük ısı 15.5 °C olacak şekilde yetiştirme yapmışlardır.
Bıldırcınların barındırıldığı ortamın nemliliği hakkında her hangi bir bilgi bulunamamıştır, fakat bıldırcınlar oldukça farklı derecedeki nemli ortamlara tahammül edebilirler (15). Arıtürk ve ark. (6) bıldırcınlarda yaptıkları araştırmada sabit çevre şartları oluşturmak amacıyla 28 °C oda ısısı ve higrostat ile nemlendirici kullanarak % 70-80 relatif nem sağlamaya çalışmışlardır. Yetiştirme odasında bıldırcın kokusunun oluşması ve temiz havaya olan ihtiyaç nedeniyle yeterli miktarda havalandırma yapılmalıdır. Bıldırcınlarda görülebilecek gagalama ve kanibalism durumlarında gaga kesimi, ışık yoğunluğunun azaltılması, yemde selüloz ve grit arttırılması gibi tedbirler alınır.
CİNSİYET TESPİTİ
Canlı ağırlık ortalamaları ergin erkeklerde 100-130 gram ergin dişilerde ise 120-160 gram arasındadır. Görünüş olarak erkeklerin göğüs tüyleri düz kahve renkli, dişilerin ise gri renkli ve siyah beneklidir. Ayrıca erkeklerin ve dişilerin başlarında göğüs tüylerinin renginde şeritler yer alır. Civcivler 2 haftalık olur olmaz tüylerin rengine bakılarak cinsiyet tespiti mümkündür. Ancak kesin olarak 3 haftalık bıldırcınlarda cinsiyet tespit edilebilir. Daha erken yaşlarda cinsiyeti belirlemek gerekirse, Homma ve ark. (28) tarafından tarif edilen kloakanın incelemesi metodu kullanılabilir. Ayrıca albino, tümüyle siyah renkli veya göğsü kahve renkli ve benekli bazı bıldırcınların cinsiyeti tüy rengine bakılarak yapılamayabilir. Bu durumda ergin bıldırcın kloakası yukarı gelecek şekilde tutulur. Erkeklerde kloaka şişmiştir ve sıkılınca bol miktarda köpük şeklinde sperma çıkar. Dişilerde ise kloaka genişlemiştir ve kloakaya dokunulduğunda bazı hallerde yumurtayı hissetmek mümkündür.
Yeni doğmuş bıldırcınların tanınmasında ayak bantları ve özellikle renkli veya numaralı ayak bantları kullanılabilir. Ancak bu bantların ayağı sıkmaması için 7-10. günlerde çıkarılması gerekir. Büyük bıldırcınlarda ise yine renkli, numaralı ve perçinli kanat takıları kullanılır (15).
DAVRANIŞ
Şartlanma:Bıldırcınlara şartlanma yoluyla, zil sesi verildiğinde kur yapma davranışı göstermeleri sağlanabilmiştir. Bir zil sesinden sonra erkek bıldırcının kafesine bir dişi bıldırcın koyulmuştur. En erken kur yapma davranışı 5 tekrardan sonra şekillenmiş, 32 tekrardan sonra bütün erkekler dişiyi görmeden sadece zil sesiyle kur yapmaya başlamışlardır
Zeka:
Bıldırcınlar yem elde etmek için bir anahtar objeyi gagalamayı öğrenebilirler. İçinde bir adet zorunlu dönüşün yer aldığı seçme noktası bulunan labirent testlerinde, ne ilk tercih ne de zorunlu dönüşün yönlendirmesi, bıldırcınların seçme davranışını önemli ölçüde etkilememiştir. Bıldırcınlar görsel taklit yapabilirler. Sadece eğitilmiş bıldırcınları seyrederek uygun gagalamayı ve dolayısıyla bulmaca kutusunu açmayı öğrenebilirler
Ses iletişimi:
Bıldırcınların kendilerine has ses iletişimleri vardır. Kuluçkadan çıkmadan hemen önce, hava alımı ile birlikte şekillenen kısa ve keskin pıtlama ve tıkırdama sesi, kuluçkadan çıkışın aynı zamanda gerçekleşmesini sağlayan uyarıcı bir faktördür. Yetişkin bıldırcınlarda, erkeklerin özel ötüşü, memnuniyet ve yemlenme sesi, tehlike durumunda çıkarılan ses ve dişinin çiftleşmeye davet sesi gibi farklı sesler dikkati çeker (20).
Yem ve su tüketimi:
Sabah ışıklarından sonra ve karanlık basmadan önceki 3 saat içerisinde yem tüketiminde önemli artışlar görülür. Tatlı ve ekşi sıvıları tercih ederler, acı ve tuzlulardan sakınırlar. Her ne kadar tuzlu sıvılardan sakınırlarsa da, içme suyundaki normal düzeyde bulunan tuzu uzun süreli kullanımlarda bile tolere edebilirle Seksüel davranış:
Evcil bıldırcınların cinsel gelişimi ışık kontrolü altındadır. Sonbahar dışındaki zamanlarda, 32.5° enlemde tutulan bıldırcınların döl verimi fonksiyonlarının elde edilmesi ve hızlı seksüel olgunluk sağlamak için ilave ışık uygulamasına ihtiyaçları vardır. Devamlı karanlıkta tutulan bıldırcınların seksüel davranış ve yumurta veriminin tamamen durduğu, devamlı ışıkta tutulanlarda ise ilk yıl yumurta veriminin çok yüksek olduğu ve ikinci yılın sonunda durduğu görülmüştür
Analık içgüdüsü:
Evcil bıldırcınlarda kuluçka yani analık içgüdüsü yok olmuştur. Yabani bıldırcınlarda yuva yapımı genellikle ilk yumurtaya kadar başlamaz, dişi bıldırcın yalnız kaldığında yuvayı yapar. Normal olarak yumurtalar üzerine dişi yatar. Bir kuluçkada ortalama 6 yumurta bulunur, yılda iki mevsim civciv çıkarırlar
Saldırganlık:
Bıldırcınlar birbirlerinin özellikle boyun, baş ve göz çevresini gagalar veya yakalarlar. Asyanın bazı bölgelerinde dövüş bıldırcınları yetiştirilmektedir .
YUMURTA VERİMİ
Japon bıldırcınlarının gelişme hızları ve yumurta verimleri oldukça yüksektir. Japon bıldırcınlarının yumurta ağırlığı canlı ağırlığının % 7-8i kadardır. Bu oran tavuklardaki % 3 ve hindilerdeki % 1 ile karşılaştırıldığında oldukça yüksektir (80). Erkekler yaklaşık olarak 36 günde, dişiler ise 42 günde eşeysel olgunluğa erişirler. İlk verim yılında 300 kadar yumurta verirler (77, 35).
Woodard ve Abplanalp (80) Şubat, Mayıs ve Eylül aylarında kuluçkadan çıkan bıldırcınlarda yaptıkları çalışmada 14 saat ışık kullanarak elde ettikleri sonuçları sırasıyla, % 50 verime ulaşma yaşı 49, 51 ve 54 gün, ilk yıl verimleri 201, 230 ve 218 yumurta, ikinci yıl verimleri 97, 104 ve 112 yumurta olarak bildirmişlerdir. 17 generasyon boyunca saf yetiştirilen bir sürüde 19. haftadan sonraki ortalama yumurta verimi % 70 bulunmuştur (15).
Yumurta ağırlığı 9-13 gram arasındadır, daha ağır yumurtalara da rastlanılabilirse de kabuk kalitesindeki bozukluklar ve çift sarılılık nedeniyle kuluçkalık yumurta olarak kullanılması mümkün değildir. Uzunluğu yaklaşık 30 mm, genişliği ise 24 mm dir.
Beş bıldırcın yumurtasını bir tavuk yumurtasına eşdeğer kabul ederek değerlendirecek olursak; fosfor 5 kat, demir 7-8 kat, B1 vitamini 6 kat ve B2 vitamini 15 kat daha yüksektir (35). Yumurtanın kısımları ise; % 56.7 ak, % 34.7 sarı, % 7.4 kabuk ve % 1.2 kadarı zardan oluşmuştur.
Wilson ve Huang (75) 5.00 ile 19.00 saatleri arasında 14 saatlik ışık gören bıldırcınların % 80’inin saat 16.00 dan sonra yumurtladıklarını bildirmişlerdir. Cooper (15) ise kendisinin geliştirdiği bir bıldırcın hattı ile yaptığı çalışmasında, 6.00 ile 20.00 saatleri arasında 14 saatlik ışık süresi ve 20-30 lükslük ışık şiddeti kullanmış ve yumurtaların % 60ının 12.30’dan önce ve çoğunluğunun ise saat 9.00 civarında yumurtlandığını tespit etmiştir.
Ernst ve Coleman (21) m²ye 43 ve 172 bıldırcın konarak büyütülen ve yumurtlama döneminde ferdi kafeslere alınan bıldırcınlarda 100 günlük yumurta verimini 83.5 ve 85.8 olarak tespit etmişlerdir. Yumurta ağırlığı yönünden herhangi bir farklılık bulamamışlardır. Bıldırcınların sık olarak büyütülebileceklerini ancak yumurta verimi için daha seyrek barındırılmaları gerektiğini vurgulamışlardır.
Kabuk ağırlığı ilk yumurtlanan yumurtalarda daha hafiftir. İlk yumurtalar sonrakilerden daha küçüktür. Bıldırcın yumurtalarının taşınmasında oldukça dikkatli olmak gerekir. Özellikle yumurta kabuğunun zayıflığı, yumurta zarının kuvvetli olması ve yumurtaların renkliliği nedeniyle yumurta kabuğu kolayca kırılabilmekte ve kırık fark edilmemektedir.
Kabuk renginde dikkati çekecek kadar varyasyon bulunmaktadır. Beyazdan açık ten rengi veya açık kahverengine kadar değişir. Genellikle mavi ve/veya kahverengi beneklidir. Kabuk rengi yumurtlanmadan 3.5 saat önce şekillenir (81). Yumurtalara araştırma amacıyla virus inokule edilecekse renklilik problem yaratabilir. Kabuk rengi bulaşık teli ve sabunlu bezle kolayca uzaklaştırılabilir (56). Dişi bıldırcınların yumurtladıkları yumurtaların büyüklüğü, şekli ve renk dağılımı kendine özeldir ve yumurtalarına bakarak dişileri ayırt etmede kullanılabilir (33).
 
Yetkiliye Raporla   Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
 
Son Düzenleme: 09/07/2009 13:38 tarafından admin.
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
EN ÜST Cevapla
Sistem: FireBoardGönderileri Masaüstünüze Alın